24 Kasım 2012 Cumartesi

Sorularım var sana duysan da duymasan da.

Senin hakkında ne düşündüğümü hiç merak ettin mi?
Sen de benim gibi ağladın mı yorganın altında gizlice?

Sen yaşlanıyorsun...
Ben bekliyorum...

Birgün bana ihtiyaç duyarsan yanıma gelebilecek misin? Gelsen hayatımdan içeri sessizce girebilecek misin?
Ama sen rahat ol...Bir gün yanıma gelirsen birşey söylemene gerek yok senin. Evimde yerin hazır olacak ama kalbimde asla dolduramayacağın boşluğun hep kalacak bunu bilesin.

Küçükken seni hep bekledim, bir keresinde anneme kızdığımda " ben babamın yanında yaşayacağım!" dedim. Halbuki senin yanın neresi ben hiç bilemedim.
Sonunda senden birşey beklememeyi öğrendim.

Onca yıl hiç merak etmedin mi? Tamamen vaz mı geçtin benden?
Oysa ben neler neler merak etmiştim....Ben sırf çizgi film istiyorum diye sen izlediğin programdan vazgeçer miydin? Benim erkek arkadaşlarımla tanışır mıydın? Sana dertlerimi açabilir miydim?Birlikte gülebilir miydik? ya da ağlayabilir miydik acaba?....Cevabım yok işte bunlara. Tek bildiğim öğrenmek için geç kaldığımız. O zamanlar sen bir adım atabilseydin eğer, ben hazırdım koşmaya.

Şimdi 36 yaşımdayım, evliyim, bir de oğlum var. Sen hepsine geç kaldın, merak ettin mi bilmiyorum ama eşim senin yerine dayımdan aldı terk ettiğin emanetini, torunun seni pek bilmiyor, zaman zaman senin iki deden var diyorum, onun da eksiklik yaşamasını istemiyorum ama ne anlatayım ki başka, seni ben de bilmiyorum. Şimdi burada yazacak kadar cesur değilim ama Ege ile tanıştığın gün ben bir kez daha ve son kez hayal kırıklığına uğradım...

Seni çok seyrek de olsa, zorla da olsa arayan ben,
İşte bu yüzden artık aramıyorum, peki sen niye aramıyorsun beni?
Bu yüzden evimin adresini bilmiyorsun hala, gelmenden korkuyorum. Gelirsen çünkü içeri alırım seni, kendimi tanıyorum. Ben senin gibi bencil olamıyorum.

Terk ettiğin, hayal kırıklığına uğrattığın küçük kızı hiç büyütemedim. Seni her düşündüğünde ağlıyor bu kız. "Alış, kabullen ve bırak artık" diyorum. Biraz sessizleşiyor... bazen ona kızdığımdan susuyor, bazen artık babasına ağlayan kocaman bir kadın gibi göründüğünü bildiğinden, utanıyor. Bazen de onu sevenleri üzeceğini bildiğinden gizlice içten içe ağlıyor ve o anları hiç kimse bilmiyor.

Sana ilk kez "baba" demeden önce kaç defa düşündüğümü, ne kadar zorlandığımı hiç farketmedin bile. Nasıl fark edesin ki? Sen ne bakıyorsun, ne de baktığını görüyorsun. Ömrün boyunca sana benden başka 4 çocuk "baba" dedi zaten ve sanırım bu da sana yetti. Ama bil ki beni kızım diyerek kucaklayan, gelişini kapılarda beklediğim, kucağına oturup televizyon seyrettiğim, şımardığım, gezdiğim, öptüğüm, sarıldığım bir babam hiç olmadı benim.

Bıraktığın boşluğu, yalnızlığı kalbimde taşıyorum ve sen dahil kimse değiştiremiyor bunu, BABA!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...