21 Nisan 2015 Salı

ClassDojo uygulaması ile ilgili cevaplanması gereken sorular-4

ClassDojo yazı dizisinin sonuncusu... 
  • Class Dojo, puan sistemiyle kurucuların iddia ettiği gibi geribildirim verip cesaretlendirme mi yapıyor yoksa ödülü kullanıp beyindeki dopamin salgısını arttırarak ödüle karşı bağımlılık mı yaratıyor?

  • Uygulamanın pazarlaması (ClassDojo, Forbes tarafından Amerikan şirketleri içinde en çok umut vaat eden 99. şirket olarak gösterilmiş, linki) yapılırken "amaç sadece olumlu davranışı pekiştirmektir" deniyor. O zaman soruyorum sistemde neden olumsuz davranışları cezalandıran eksi puan verme olanağı tasarlanmış?

  • Yine Class Dojo ekibi tarafından yapılan açıklamalarda "dışsal ödül kullanılmıyor" deniyor. Burada kastedilen örneğin haftanın en yüksek puan alanına öğretmen tarafından verilen ekstra ödüller, imtiyazlar. Ancak sistemin özündeki puan alma/verme dışsal ödülün/cezanın zaten kendisi değil midir?

  • Class Dojo ile + puan alan öne çıkartılırken, - puanda kalan ve yardıma ihtiyaç duyan çocuklar dışlanmış ve etiketlenmiş olmuyor mu?

  • + Puan almamak ya da eksi puan almak çocukta davranış değişikliğini kısa vadede ortaya çıkarıyor ancak manipule etme gücünü üzerinizde açıkça kullanan, davranışlarınızı siz sormadan, talep etmeden hatta fark etmediğiniz anlarda değerlendirme yetkisini kullanan kişi ile uzun vadede ne kadar sağlıklı, içten bir ilişki kurabilirsiniz?

  • Sesli kullanma seçeneğinin olmasının ne gibi olumlu işlevi var? Sınıfta dikkat dağıtıp, konsantre olmuş çocuğun odağını öğrenme eyleminden uzaklaştırıp, dikkatini toplamakta zorlanan çocuğun ise daha çok dağılmasına neden olmuyor mu? Bununla ilgili video linki koyacaktım. Ses çıktığında sınıftaki rahatsız edici, garip ortam çok net görünüyordu. ancak yazıyı hazırlamam için geçen uzun zaman sonunda linkin you tube'tan kaldırıldığını gördüm. İşte artık var olmayan videonun linki.

  • Çocuğun okula gelmediği günler olduğunda puanının diğerlerinden sırf bu nedenle düşük kalmasının önüne nasıl geçiliyor?

  • Çocuklar, "kim kaç puan aldı?" derdine düşerken; özellikle ilkokul çocuklarının kafasında eğitimin odağı "öğrenme eyleminden" uzaklaşmıyor mu? 

  • Topluluk önünde utandırmak, uyumda zorlanan çocuklar için zorlandıkları konunun grup içinde göz önüne çıkartılması çocuğun gururunu zedelemiyor mu? Ayrıca "akran baskısı", "topluluk önünde utandırılma" yöntemiyle davranış değişikliği sağlanmaya çalışılması ne kadar etik? 

  • O sınıfta hataların hoş karşılanmayacağını bilmek tüm çocuklar için cesaret kırıcı olmuyor mu? Risk alabilmek öğrenilmesi gereken en önemli becerilerden biriyken davranışlarının sürekli yargılanıp, puanla değerlendirildiği bir sınıfta çocuklar ne kadar risk alabiliyor? 

  • Bu sistemle çocuğa ya da veliye ayrıntılı bir geribildirim verilmesi mi yoksa davranışın tek bir puana dönüştürülerek veliye bu bilginin gönderilmesi mi teşvik ediliyor ?

  • Yönerge takip etme becerisi yeterince gelişmeyen çocukların sürekli ekside kalması durumunu ortaya çıkaran bu yöntem özel durumu olan bu çocuklarda beceri geliştirir mi?

  • Sınıf puanı verildiğinde "sınıfın alabileceği toplu puanı düşüren çocuk olmak" (ihtimali bile) çocukların kendilerini rahat ve güvende hissetmelerini engellemiyor mu? 

Yazı dizisinin 1., 2. ve 3. yazıları burada.

Yazı dizisi ilginizi çektiyse, okumak isteyebileceğiniz bazı linkler:










ClassDojo hakkında aile görüşleri


ClassDojo ile ilgili yaşanmış gerçek örnekler-3-

Bu ClassDojo dizisinin 3. yazısı... İlk yazımda uygulamanın ne olduğundan ve çocuklarımızı olumsuz etkileyecek en temel hatasından, ikinci yazımda ise puan tablosunun sınıfa ifşa edilmesinden bahsetmiştim. İlk yazıyı ve ikinci yazıyı buradan okuyabilirsiniz. Bu yazımda yaşanmış örneklerden bahsedeceğim ve dizimin 4. yazısında ise cevaplanması gereken soruları ortaya atıp, daha fazla araştırmak isteyenler için bazı linkler paylaşacağım.  

Çocuk gözünden ClassDojo. Öğretmene yazılmış bir mektup ile ilgili öğretmenin yazısını okuyabilirsiniz.

Mektubun ilk sayfası...

Bir öğretmen arkadaşım bu uygulamayı yetişkin bir grup üzerinde kullandığı bir ders sonunda bu kişilerin "ona puan verdiniz, bana vermediniz" diyerek kendisiyle konuşmak istediklerini ifade etti.

Burada eşitlik, adalet ve tutarlılık kavramlarının önemi ortaya çıkıyor. Örnekten de somut olarak görüyoruz ki ödül kullanımı bu tarz riskleri de beraberinde getiriyor. Öğretmenin sadece öğrenciler arasında değil aynı zamanda bir günden diğer güne kendi değerlendirmelerinde de tutarlı olabilmesi gerekiyor. Bir çocuğa puan verip aynı davranıştan ötürü diğer çocuğa puan vermeyi ihmal etmek ya da her defasında o davranışa puan vermek konusunda hassas olamamak öğrencilerdeki adalet duygusunu zedeler. 

Bir velinin sosyal medya hesabımda serzenişi oldu. 2 senedir bu sistem nedeniyle oğlu için okulla savaş verdiğini ifade eden veli; oğlunun ClassDojo'yu artık "sallamadığını" hatta eksi puanlara düştüğünü "gülerek" söylediğini ifade ediyor. Burada çocuk ya duyarsızlaşmış ya da benlik saygısını korumak için bir savunma mekanizması geliştirmiş. Her iki durumda bir öğretmenin ve velinin istemeyeceği bir sonuç değil midir?

Bir İngilizce öğretmeni girdiği sınıflarda ClassDojo'yu kullanıyor. 400 puan alan sınıfa eğlence günü yapacağını söylüyor. Bir sınıfın kendilerinden yüksek puanda olduğunu öğrenen diğer sınıf, bir gün önce toplanıyor, her öğrencinin 2 kere derste söz alarak günde toplam 100 puan alabileceklerini hesaplıyorlar. Sonuçların açıklanmasından hemen önce uyguladıkları bu planla diğer sınıfı geçmeyi başarıyorlar ve ödülü alıyorlar. 

Öğretmen süreç içerisinde derse ilgileri arttığı için çok mutlu oluyor. Ne zaman ki sınıfın bunu dersin kendisi ilgi çekici olduğu için değil de ödül için yaptığını öğreniyor o zaman hayal kırıklığı yaşadığını ifade ediyor. Burada konunun sadece derste parmak kaldırmak olmadığını görebiliyoruz. Gerçek ilgi ortaya çıkmadığı gibi ClassDojo puanlarıyla verilen ödül yöntemi sürekli kullanıldığında derse karşı bir ilginin oluşma ihtimalini de çocukların ellerinden almış oluyoruz. Eğitimde uzmanlığını yapmış, 15 yıldır okullarda çalışan bir psikolog olarak bu örnekte beni en çok endişelendiren şey de bu.

Bir öğretmen gün sonunda sınıfa "Bugün kurallara uyanlar kimlerdi?" diyor ya da görevlendirilmiş olan çocuklara davranış çizelgesi veriyor. Gün sonunda çizelgeden faydalanarak puanlama yapıyor. Böylece çocuklar sadece öğretmen tarafından değil ayrıca arkadaşları tarafından da yargılanma durumunda kalıyorlar.   

Çocuklar ders/sınıf dışında da habersizce gözlemlenip cep telefonuna indirilmiş olan ClassDojo uygulaması ile anında puanlanabiliyorlar.  

Tüm bunların amacının çocuklara geribildirim vermek olduğu iddia ediliyor. 

Davranıştan sonra puan vermek ödüldür, geribildirim değil. 

Davranıştan sonra puan düşürmek ise cezadır, geribildirim değil. 

Biz sınıflarımızda samimi, destekleyici, kabul edici bir iklim yaratarak risk alan, eleştiren, bağımsız, içten denetimli bireyler yetiştirmek istiyorsak bunun yolu yargılayıcı bir yöntem olan bu tip uygulamaların kullanılması hiç değil. 

Dojo serisinin son yazısında cevaplanması gereken soruları sıralarken aslında uygulamaya ilişkin eleştirilerimi de sıralamış olacağım. 


ClassDojo Puan tablosunun sınıfa ifşa edilmesinin etkileri-2-

Uygulamanın, puan tablosunu sınıfa ifşa etme imkanı sunduğunu ilk yazımda ifade etmiştim. Eksi puanda kalan (tabloda kırmızı ile ifade edilen) çocuklarda bir etiketlenme, utanç duyma, küçük düşme ve "öğrenilmiş çaresizlik" oluşmasına neden olan bu durum çocukların birbirlerini kıyaslamasına da neden olur.

Sınıfa uyum sağlamakta zorlanan, elinden geleni yapan ancak diğerleri kadar başarılı olamayan çocukların ClassDojo puan tablosunda üst seviyelere çıkma ihtimalleri, bu tip sorunlar yaşamayan çocuklara göre oldukça düşük. Bu durum cesaretlendirme değil, çocuğu kaybetmek anlamına gelir ki "eğitimde kaybedilecek tek bir çocuk yoktur" felsefemize bu durum ters düşer.  
ClassDojo negatif puan alınacak davranışları gösteren bir tablo
Çocukların sınıfa, okula, arkadaşlarına uyum sağlaması için onları cezalandırmak (puan düşürmek ya da artı puan vermemek) yerine çocukların sorunlarıyla başa çıkmalarında onlara destek olmamız gerekiyor. O nedenle de diyorum ki ödül ya da ceza vermek yerine; geribildirim verin. 

Davranışların tek bir puana dönüştürülmesi ve bunun ifşası;
  • Çocuklar arasında suni bir rekabet ortamı doğuruyor, 
  • Birbirlerini etiketlemelerine neden oluyor, 
  • Birbirleri arasında hiyerarşik bir yapının oluşmasına neden oluyor,
  • Çocukların ve sınıfların birbirlerini kıyaslamasına neden oluyor, 
  • Bu kıyaslama sonucunda sınıflar arasında rekabet oluşmasına neden oluyor, 
  • Davranış bozukluğu ve hassasiyetleri olan çocukların daha çok öfke duymasına ve hırçınlaşmalarına neden oluyor. 
Puan Tablosu
Çocuklardan şöyle cümleler duyuyoruz:

"Ayşe hep ekside zaten", 

"Bu hafta sınıfın en çok puan alanı yine Ahmet anne" 

"Biliyor musun Ahmet çok akıllı, çünkü Dojo'dan hep en yüksek puanı o alıyor"  

" Zaten Fatma çok konuştuğu için hiçbir zaman rengi yeşil olmuyor ki"

"Anne, Mehmet eksi puan aldığında ağlayıp, bağırmaya başlıyor ve daha çok kızıyor"

ClassDojo'yu kullanan birçok öğretmen yukarıda saydığımız etkilerin farkında ve bu nedenle önlem almak adına farklı kullanım metodları deniyor. Puan düşürmek yerine sadece puan verme yöntemi kullanmak yani sadece ödülü kullanmak ve tabloyu tüm sınıfa ifşa etmemek, ses modunu kapalı kullanmak, öğrenciye değil tüm sınıfa puan vermek gibi yöntemlerle zararı en aza indirmeye gayret eden eğitimciler var. Ancak yukarıda bahsettiğim temel sorun (ödülün rüşvet etkisi, içsel motivasyonun ortaya çıkmasının engellenmesi) devam ettiği sürece, dıştan denetimli çocuklar yetiştirilmeye de devam ediliyor. Puan düşürmekten vazgeçmek ödülün olumsuz etkisini ortadan kaldırmıyor. 

ClassDojo'nun kullanım şekillerinde öğretmenler tarafından değişiklik yapılarak zararın aza indirilmeye çalışılması bu programın ciddi pedagojik sorunları olduğu konusunda velilere bir ipucudur. Kullanım usullerine göre sistem ne kadar olumlu anlamda değiştirilmeye çalışılsa da bu çaba, ClassDojo'nun baştan çocukların gelişimine olumsuz etki yapacak şekilde tasarlanmış olması durumunu değiştirmiyor.

Bir sonraki yazımda Class Dojo kullanan öğretmenlerin, maruz kalan öğrencilerin ve velilerin ifadelerine yer vereceğim. 



ClassDojo ödülü kullanıp bağımlı mı yapıyor? Geribildirim verip cesaretlendirme mi?-1-


Her gecen gün öğretmenler arasında popülerliği artan ClassDojo hakkında velilerin bilgi sahibi olmaları için yazımın girişinde bu uygulamayı kısaca tanıtmak istiyorum. Asıl üzerinde durmak istediğim konu ise Class Dojo'nun çocuklar üzerinde kısa ve uzun vadede ne gibi etkiler oluşturabileceği konusunda velilerde  farkındalık oluşturmak. 


Classdojo'yu tanıyalım

Classdojo avatarlarından biri

ClassDojo pozitif/negatif pekiştireç verme (ödül ve ceza) prensibi üzerine kurulmuş bir online sınıf içi yönetim uygulamasıdır. Çocuklar bu uygulamada sevimli canavar avatarlar tarafından temsil edilir. Her çocuk kendisi için bir avatar seçer.

Uygulamanın kullanılma amacı sınıf ortamını yönetmek ve anında geribildirim vererek(!) çocuklara olumlu davranış kazandırmak. Süreç öğretmenin çocuklarla birlikte sınıf kurallarını, sınıfça önemsedikleri istendik ve istenmedik davranışları belirlemesiyle başlıyor. Belirlenen kriterlere uygun davranıldığında öğretmen tarafından çocuklara + puan, aksi durumda ise - puan veriliyor. Bu puanlar ve çocukların isimleri avatarlarının yanında görünüyor. Eksi puandakiler kırmızı, artıdaki çocuklar ise yeşil renkle tabloda ifade ediliyor.

Öğretmen isterse puan tablosunu alttaki resimde görüldüğü gibi topluca görebilir ve bu ekranı sınıfa da yansıtabilir. 

Puanlama sırasında ona eşlik eden sesli bir uyarı sistemi de mevcuttur. + puan verildiğinde çıkan ses ile - puan verildiğinde çıkan ses birbirinden farklıdır. Eğer ses modu açık ise öğretmen puan verdiğinde ya da düşürdüğünde ses tüm öğrenciler tarafından duyulur ve ekran sınıfa yansıtılmış durumda ise sesi duyan öğrenciler ekrana bakarak kime ne puan verildiğini ya da kimden hangi sebeple kaç puan düşürüldüğünü görebilirler. 

Dojo puan tablosu

Sistemin bir de veli ayağı var. Öğretmen eğer isterse velilere şifre göndererek onları da sisteme dahil edebilir. Bu sayede veli çocuğu hangi anda hangi davranıştan dolayı puan alıyor, hangi davranıştan dolayı puan kaybediyor anında bildirim alarak takip edebilir. İsterse öğretmen ve veli uygulama içinde mesajlaşabilir. Gerek veli gerek öğrenci belli zaman dilimlerinde rapor şeklinde çıktı alabilir. Örneğin bir hafta boyunca çocuğunun sınıf içindeki davranışsal performansını, öğretmenin varsa çocuğa özel notunu çocuk da veli de görebilir.

Kabaca sistemi tanıttıktan sonra bu sistemin çocuklar üzerinde ne gibi sakıncaları olabileceğine değinmek istiyorum:


Puan vermenin/düşürmenin (ödül/ceza) etkileri
  • Davranış kazandırmak ve olumsuz davranışı azaltmak için Ödül/Ceza sisteminin kullanılıyor olması bu sistemin pedagojik açıdan en olumsuz yönü. ClassDojo'da çocukların puan almak için neler yapmaları gerektiği yani hangi durumlarda ödül alacaklarının önceden belirlenmiş olması ödülün "rüşvet" etkisini ortaya çıkarıyor. Yani çocuk davranışı yaptıktan sonra ödülünü bekliyor. Bunu gerçek hayatta şu cümlelerden anlayabiliyoruz: 
        "Öğretmenim tahtayı sildim, bana puan verecek misiniz?" 

        "Anne ben bugün derste hiç konuşmadım ama öğretmenim bana puan                    vermedi"
  • Bu sistemi kullanan ve memnun olan öğretmenler sınıfın kontrolünü daha rahat sağladıklarını ve bu sayede daha sağlıklı ders işleyebildiklerini, ödevlerin tam yapıldığını, çocukların istendik davranışlarında artma olduğunu ifade ediyor. Bunda bir yanlışlık elbetteki yok gibi görünüyor. Kısa vadede (ödül devam ettiği sürece) öğretmenler bu sistemin ortaya çıkardığı olumlu etkileri yaşarken; uzun vadede çocuklar iç denetim mekanizmasını geliştirme şansı bulamayıp, dıştan denetimli bireyler olma riski ile karşı karşıya kalıyorlar. Ödül kullanımı çok zor ve riskli bir yöntem. Zira yanlış kullanımı teşvik edildiğinde ödül (ClassDojo'nun ödül sistemi böyle) beyindeki bağımlılık merkezini tetikler ve ödüle bağımlı davranış değişikliği olur. Bu da içten denetimli değil, dışa bağımlı çocuk yetiştirmemize sebep olur. Dıştan denetimli birey demek aslında şu; otorite varken sisteme uygun davranan, kendi davranışlarının kontrolünü dış ortamdaki güce göre ayarlayan kişi diğer bir deyişle eleştirel düşünmeyen, sorgulama ihtiyacı duymayan, gücü elinde bulunduran kişiye çıkarları için itaat eden kişi. Dıştan denetimli bireyler yetiştirmek için uygun bir ortam yaratan ClassDojo'nun sadece bu felsefesinin anlaşılması bile uygulamanın kullanılmaması için yeterli. 
  • Burada sıklıkla bahsedilen ödül/ceza yöntemi eğitimde yapılan en temel pedagojik hata. Aslında bu hata Class Dojo'dan önce de eğitimciler tarafından yapılıyordu. Dolayısı ile Class Dojo'nun ortaya çıkardığı sorun yeni değil ancak Dojo cok daha vurgulu, eğlence maskesi altında çok daha sistematik pedagojik hatalar yapilmasına neden oluyor. Ruh sağlığı çalışanları olarak ödül/cezanın eğitimde terk edilmesi gerektiğini söylerken ClassDojo ile bu yöntemin kullanimi daha da kolaylaşıyor ve giderek artiyor. 
  • Ödül/ceza yöntemi ile çocukların kendilerini sınıf iklimi içinde güvende hissetmelerini engelliyoruz. Çocuklarda öğrenmenin gerçekleşmesi ve iç denetimli bireyler yetistirmek ise amacımız Eğitimci yazar Özgür Bolat'in yazılarında sıkça değindiği gibi yapılması gereken anında, detaylı, sürekliliği olacak şekilde çocuklara geribildirim vermektir. Geribildirim ile çocuk, yanlış davrandığında yargılandığını değil aksine sevildiğini, kabul gördüğünü ve önemsendiğini hissederek davranışı hakkında içgörü kazanır. 
  • ClassDojo'nun diğer bir sorunu ise kontrolün tamamıyla öğretmende oluşu. Ne zaman butona basıp puan vereceğine öğretmen karar veriyor. Bu noktada bir araştırmadan kısaca bahsetmek istiyorum. Harrington, Jeanne ve Black yaptıkları araştırmada "talep edilmeyen değerlendirmenin yaratıcılığı öldürdüğünü göstermişler. Değerlendirilme duygusu kişinin çaba harcamasına neden olur ancak değerlendireni etkilemek için. İste yaratıcılığı öldüren de bu durum.  Brandeis Üniversitesi'nden Psikolog Theresa Amabile yaptığı çalışmada; değerlendirileceğimizi bilmenin basit görevlerde (ağırlık kaldırmak, fasulye saymak gibi) daha iyi performans ortaya çıkartırken; yaratıcılık, öğrenme gerektiren görevlerde tam tersi bir etki doğurduğunu ifade etmiştir. Herhangi bir değerlendirmeye tabii tutulmayacağımızı bilmenin ise başarıyı arttırdığını göstermiştir. 

ÖDÜL VE CEZA ÜZERİNE İKİ VİDEO

        Sizlerle paylaşmak istediğim iki link belki söylemek istediklerimi                               somutlaştıracaktır: 

  1. İlki bir diziden davranış yönetiminde ödül sistemi ile ilgili düşüncelerimi özetleyen bir bölüm.





    2.  Dan Pink'in "Bizi motive eden şey nedir?" animasyonu.



ClassDojo'nun dayandırıldığı felsefenin etkisini açıklamaya çalıştım. Uygulamanın tek dezavantajı bu felsefe değil ne yazık ki. Diğer etkileri de bir sonraki yazımda sıralamaya çalışacağım.

Yazımda kullandığım araştırmalar

Harrington D.M, J.H Black, (1987) Testing aspects of Carl Rogerss's theory of creative environments: Child-rearing antecedents of creative potential in young adolescents. Journal of personality and Social Psychology. 52. B51-856

Amabile, T.(1996) Creativity in contex: update to the social psychology of creativity. Boulder, Colo. :Westview Press.Also, Hennessey, B., Amabile, T.(2010). Creativity. Annual Review of Psychology, 61,569-598

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...